Bugünkü rehber içeriğimizde “Küsad nedir” hakkında bilinmesi gereken temel detayları aktarıyoruz.
Küsad Nedir? Bir Kelimenin Ardında Saklı Kalan Açılış Hikâyem
Kayseri’de Soğuk Bir Akşam ve Eski Bir Defterin Sayfaları
Kayseri’de kış akşamlarını hep biraz hüzünlü bulmuşumdur. Hava erken kararır, sokak lambalarının altında yürüyen insanların yüzünde garip bir yorgunluk olur. Ben de böyle akşamlarda çoğu zaman odamın köşesine çekilip eski defterlerimi karıştırırım. 25 yaşındayım ve yıllardır günlük tutuyorum. Bazen bir cümleyle başlayan sayfalar, saatler süren düşüncelere dönüşüyor.
Geçen kış, yine böyle bir akşamda eski bir defterimin arasında sararmış bir kâğıt buldum. Üzerinde dedemin el yazısıyla yazılmış birkaç cümle vardı. Yazıyı ilk okuduğumda içimde garip bir heyecan oluştu. Çünkü o birkaç kelimenin içinde geçmişten gelen bir hikâye, bir emek ve bir başlangıç duygusu vardı.
Defterin kenarında tek bir kelime dikkatimi çekti: Küsad.
O kelimeyi daha önce duymamıştım. Önce yanlış yazılmış bir kelime sandım. Sonra araştırmaya başladım. Küsad, aslında eski kullanılan bir kelimeydi ve “açmak, açılış yapmak, bir yeri işletmeye açmak, ilk açılış merasimi” gibi anlamlara geliyordu.
Kelimelik
+1
Ama benim için o gece Küsad sadece bir kelime olmadı. Bir kapının açılması, bir insanın yeni bir hayata başlaması ve geçmişten bugüne uzanan küçük bir umut hikâyesi oldu.
Küsad Nedir? Sadece Bir Açılış Değil, Bir Başlangıçtır
Küsad kelimesini öğrendiğimde ilk düşündüğüm şey şuydu: Bazı kelimeler neden zamanla unutuluyor?
Bugün “açılış” diyoruz. Bir dükkân açılıyor, bir bina hizmete giriyor, bir proje başlıyor. Fakat eskiden kullanılan Küsad kelimesinin içinde bana göre daha farklı bir duygu vardı. Sanki sadece bir kapının açılması değil, insanların o kapının ardında kurduğu hayallerin de görünür hâle gelmesi anlamını taşıyordu.
Bir iş yerinin Küsad edilmesi, sadece anahtarın çevrilmesi değildi. Orada belki yıllarca biriktirilmiş para, geceler boyunca düşünülen planlar, korkular ve umutlar vardı.
Bunu düşündüğümde dedemin eski hikâyelerini hatırladım.
Çocukken bana hep aynı şeyi söylerdi:
“Bir insanın en zor açtığı kapı, kendi cesaretinin kapısıdır.”
O zaman bu sözün anlamını tam anlayamazdım. Şimdi 25 yaşında geriye baktığımda ne demek istediğini daha iyi anlıyorum.
Dedemin Eski Dükkânı ve Yarım Kalan Bir Hayal
Bulduğum eski notların ardından aile büyüklerime sordum. Dedemin gençliğinde Kayseri’de küçük bir dükkân açmak istediğini öğrendim.
O dönem şartlar kolay değilmiş. Para az, imkânlar sınırlıymış. Fakat dedemin içinde büyük bir istek varmış. Kendi emeğiyle ayakta durmak, ailesine daha iyi bir hayat sunmak istiyormuş.
Dükkânın açıldığı gün aslında küçük bir Küsad töreni yapılmış. Büyük bir kalabalık yokmuş. Sadece birkaç akraba, birkaç komşu ve büyük bir heyecan varmış.
Bunu duyduğumda içimde tuhaf bir duygu oluştu.
Bir yandan mutlu oldum çünkü dedemin hayalini gerçekleştirdiğini öğrendim. Diğer yandan üzüldüm çünkü o günü hiç görememiştim. Onun gözlerindeki heyecanı, kapıyı ilk açtığı andaki gururu izleyememiştim.
Bazen insan geçmişte yaşanmış küçük anların değerini çok geç fark ediyor.
Kayseri Sokaklarında Kendi Küsad Hikâyemi Ararken
Bu kelimeyi öğrendikten sonra birkaç gün boyunca sürekli düşündüm.
Benim hayatımda hangi kapılar açılmıştı?
Hangi başlangıçları fark etmeden yaşamıştım?
İnsan bazen büyük değişimler bekliyor. Hayatını değiştirecek büyük olayların geleceğini düşünüyor. Fakat çoğu zaman gerçek değişimler sessiz geliyor.
Yeni bir karar almak…
Bir hayale yeniden inanmak…
Korktuğun bir şeyi denemek…
Bence bunların hepsi birer Küsad.
Çünkü her başlangıç aslında insanın kendi içinde yaptığı bir açılıştır.
Geçmişte dedemin dükkânının kapısı açılmıştı. Bugün ise benim önümde başka kapılar vardı. Yeni hedeflerim, yazılarım, hayallerim vardı.
Ama itiraf etmeliyim ki bazen korkuyordum.
Başarısız olmaktan korkuyordum.
Hayal kırıklığı yaşamaktan korkuyordum.
Bazen çevremdeki insanların ilerlediğini düşünüp kendimi geride kalmış hissediyordum.
Günlüğüme birçok kez şu cümleyi yazdım:
“Acaba benim açacağım kapı ne zaman gelecek?”
Bir Günlük Sayfasında Saklanan Umut
Bir gece yine günlüğümü açtım ve uzun uzun yazmaya başladım.
Kendime kızdığım zamanları, beklediğim fırsatları, yarım bıraktığım planları anlattım. Yazdıkça içimdeki ağırlığın azaldığını hissettim.
Belki de benim Küsad’ım buydu.
Kendimi yeniden keşfetmeye başladığım andı.
Çünkü bazen insan dışarıdaki kapıları açmaya çalışırken kendi içindeki kapıları kapalı bırakıyor.
Küsad kelimesi bana bunu hatırlattı.
Bir başlangıç yapmak için mükemmel zamanı beklememek gerektiğini…
Küçük adımların da değerli olduğunu…
Bir insanın kendi hayatında yaptığı her güzel değişimin aslında bir açılış olduğunu…
Küsad Kelimesinin Günümüzdeki Anlamı Üzerine
Bugün Küsad kelimesi günlük konuşmalarımızda çok fazla kullanılmıyor. Daha çok eski metinlerde, tarihî anlatımlarda veya Osmanlı döneminden kalan ifadelerde karşımıza çıkıyor. Anlam olarak ise açılış, açma ve bir şeyi hizmete sunma fikrini taşıyor.
Kelimelik
+1
Fakat bana göre kelimelerin değeri sadece sözlük anlamlarından ibaret değil.
Bazı kelimeler bir dönemin ruhunu taşır.
Küsad da benim için böyle bir kelime oldu.
Çünkü içinde emek var.
Cesaret var.
Bekleyiş var.
Ve en önemlisi umut var.
Bir dükkânın kapısının açılması, bir okulun hizmete başlaması veya yeni bir hayatın ilk adımı… Hepsinde aynı duygu saklıdır.
İnsan, bilinmeyene doğru bir adım atar ve içinden şöyle der:
“Umarım güzel şeyler olacak.”
Benim İçin Küsad Artık Bir Hatıra Değil, Bir Yol Gösterici
Eskiden bazı kelimelerin neden önemli olduğunu anlamazdım. Bana göre kelimeler sadece iletişim araçlarıydı.
Ama zaman geçtikçe fark ettim ki bazı kelimeler insanın kalbine dokunuyor.
Küsad benim için böyle oldu.
Bir sözlük anlamından daha fazlasına dönüştü.
Dedemin yıllar önce açtığı o küçük dükkânın hayalini, kendi hayatımdaki başlangıçlarla birleştirdim.
Şimdi ne zaman yeni bir işe başlasam, yeni bir karar alsam veya korktuğum bir şeyin üzerine gitsem aklıma bu kelime geliyor.
Kendi içimde küçük bir açılış yapıyorum.
Kendi kapılarımı aralıyorum.
Çünkü hayat zaten birçok kapıdan oluşuyor. Bazıları zor açılıyor, bazıları zamanla paslanıyor, bazıları ise sadece cesaretimizi bekliyor.
Son Sayfa: Açılan Her Kapının Ardında Bir Hikâye Vardır
Bugün hâlâ Kayseri’de aynı sokaklardan geçiyorum. Bazen eski dükkânların önünden yürürken durup düşünüyorum.
Kim bilir kaç insan burada kendi Küsad hikâyesini yaşadı?
Kim bilir kaç kişi büyük umutlarla ilk adımını attı?
Belki bir anne çocuğuna daha iyi bir gelecek hazırlamak için küçük bir iş kurdu.
Belki bir genç hayaline ulaşmak için ilk kez cesaret etti.
Belki bir insan yıllarca beklediği fırsatın kapısını sonunda açtı.
Hayatın en güzel tarafı da bu değil mi?
Her insanın içinde açılmayı bekleyen bir kapı olması…
Ben artık Küsad kelimesini duyduğumda sadece eski bir ifade hatırlamıyorum.
Bir başlangıç hissediyorum.
Bir umut hissediyorum.
Ve kendi kendime şunu söylüyorum:
“Henüz açılmamış kapılarım varsa, demek ki önümde hâlâ anlatılacak hikâyeler var.”
“Küsad nedir” ile ilgili bu kapsamlı rehberi tamamladık. Bismilotoekspertiz olarak daha fazlası için buradayız!