İçeriğe geç

Akvaryum’a giriş ne kadar ?

Akvaryum’a Giriş Ne Kadar? Bir Anın İçindeki Sorular

Bugün, aslında basit gibi görünen ama bir o kadar derinleşen bir soruyla yüzleştim: Akvaryum’a giriş ne kadar? Hani bazen bir şeyin ne kadar önemli olduğunu anlamak için, o şeyin peşinden gitmek gerekir ya… İşte bu soru da beni, kaybolan bir zamanın içinde buldu.

Bir İhtimaller, Bir de Beklentiler

Kayseri’de yaşamama rağmen, son zamanlarda bazen bir değişiklik yapmak, biraz farklı bir yere gitmek istiyordum. Özellikle de akvaryumları seviyorum. Çocukken hep merak etmişimdir; o devasa su altı dünyasında ne olduğunu. Düşünsenize, o dev balıklar, deniz anemonları, yosunlar… Her biri bir başka evrende yaşıyor, ama biz onların dünyasına bakarak bir nebze olsun huzur buluyoruz.

Bir gün bir arkadaşım “Akvaryuma gitmek ister misin?” diye sordu. O an, sadece akvaryumun ne kadar güzel bir yer olduğunu düşünmedim. Hayatımda bir noktada hep “farklı bir şeyler yapmalıyım” dediğim anlar vardı. Belki de biraz ruhumun temizlenmesi, düşüncelerimin düzenlenmesi gerekiyordu. Biraz da kaçış… Her zaman alıştığım kısır döngüden çıkmak. Gittim, o akvaryumun kapısından içeri girdim.

O kadar çok soru vardı ki kafamda. Akvaryum’a giriş ne kadar, diye düşünürken birden farklı düşünceler kafamı karıştırmaya başladı. Hangi balıkları göreceğim? Bir hayal kırıklığı yaşayacak mıyım? Bu kadar bekledikten sonra gerçekten bir şeyler hissedebilecek miyim? Aslında tüm bunlar soruların yüzeyiydi. İçimdeki gerçek soru şuydu: “Ya burada bir şeyler değişirse?”

Akvaryum’a Giriş Ne Kadar? Bunu Sordum

Bilet gişesine geldim. Havanın o soğuk, kasvetli sabahı yerini içerideki nemli, tropikal havaya bırakmıştı. Bir elindeki bilet satışı için sırada bekleyen kadına baktım, “Akvaryum’a giriş ne kadar?” diye sordum. Kadın bana hafifçe gülümsedi, belli ki bu soruyu sıkça duyuyordu. “Normal bilet 50 TL” dedi. Beni birden içine çeken, o kadar basit bir cümleydi ki… “Sadece 50 TL mi?” dedim içimden. Ama gözlerim başka bir yerdeydi. Sanki içeri girmek, o 50 TL’yi ödemek hayatımda bir şeyi değiştirecekmiş gibi hissettim.

“50 TL… Belki de bir değişimin bedeli bu kadar basittir,” diye düşündüm. Ne de olsa, parayla alınan bir şey de olsa, insana yeni bir şey öğretme potansiyeline sahipti. Ama sorularım kafamdan silinmedi: Acaba bir yerlerde daha fazla şey var mıydı? Farklı bir dünyaya açılacak başka bir kapı?

Balıkların Suyunda Kaybolmak

İçeri girdiğimde, etrafımda birdenbire yüzlerce balık belirdi. Her biri bir başka dünyadan gelmiş gibiydi. Gözlerim dev balıklarda, kayalıklarda, mercanlarda dolaşıyordu. Bir tane büyük, parlak kırmızı balık tam önümden geçti ve sanki bir dünya bütün içindeki yalnızlığını bana gösterdi. Sadece birkaç saniye bakarak, bir şeyler düşündüm. “Her şey suyun içinde çok daha farklı bir şekilde işler, değil mi?” dedim. Bazen bir balık gibi, tüm evreni gördüğünü sanırsın, ama bir zaman sonra, başka bir dünyaya geçersin. Giderek başka sorular oluştu kafamda. Acaba hayatımın anlamını bulabilecek miydim burada?

Ama sonra bir an gözlerim bir noktada takıldı. Kocaman bir akvaryum tankının içinde, bembeyaz balinalar yavaşça yüzüyordu. Her biri bir başka hayal dünyasına ait gibiydi. O an içimde bir şeyler kırıldı. Şu kadar yılın içinde ne kadar çok şeyi kaybettiğimi fark ettim. Her şeyin bir hızla değişmesi, bir kaybolma duygusu… Hayat aslında bazen sadece gözlerindeki bu değişimi görmek için bir duraklama anıydı. O balinalar, bana zamanın ne kadar geçici olduğunu ve her anın kıymetini anlatıyordu.

Bir Umut, Bir Yavaşlama

Bir saat sonra, içeriden çıkmaya karar verdim. Akvaryum’a girişin ne kadar olduğu sorusunu sorarken, aslında kafamda çok daha derin bir soru vardı. O 50 TL’lik bilet, yalnızca giriş ücretini ödemek için değil, aslında bir değişimin, bir bakış açısının başlangıcıydı. Sadece bir akvaryum bile insanı ne kadar etkileyebilir, diye düşündüm. Tüm o renkli balıklar, balinalar, deniz yıldızları… Sanki hepsi bana bir şeyler anlatıyordu.

Akvaryum’un girişine tekrar baktım. Bu kadar küçük bir ücret, ne kadar büyük bir içsel yolculuğa kapı aralayabilirdi? Sonra düşündüm; belki de hayat, sorularla değil, yanıtlarla ilgili değildi. Belki de sadece doğru soruyu sormak, yeterliydi. Akvaryum’a giriş ne kadar sorusunun cevabını bulmuş olabilirim ama hayatın ne kadar pahalı olduğunu bir kez daha anladım. Yalnızca bir bakış açısının, bir düşüncenin değeri ne kadar?

Sonuç: Hayatın Küçük Girişleri

Akvaryum’a giriş ne kadar diye sorarken, aslında hepimizin yaşadığı hayatta birkaç basit soruya verdiğimiz cevaplarla ne kadar yol alabileceğimizi fark ettim. Bazen yalnızca o 50 TL’yi ödeyip, farklı bir dünyaya adım atmak, hayatta ne kadar farklı bir perspektif kazanabileceğimizi gösteriyor.

Akvaryum’un içinde kaybolan her balık, bana zamanı nasıl hızla geçirdiğini hatırlattı. Bir akvaryum bile, bir bakış açısını değiştirebilir, insanın içsel dünyasını genişletebilir. Her şey, ne kadar küçük gibi görünse de, bazen çok büyük anlamlar taşıyabiliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbet casino