TCK 35/1 Maddesi Nedir? Farklı Bakış Açılarıyla Suça Teşebbüs Kavramına Derin Bir Yolculuk Giriş: Fikirlerin Buluştuğu Bir Alan Bazı hukuk konuları vardır ki yalnızca yasaların diliyle değil, insanların bakış açılarıyla da anlam kazanır. Suça teşebbüs meselesi de tam olarak böyledir. Kimine göre yalnızca objektif verilere dayanan bir hukuk kavramıdır; kimine göre ise insan davranışlarının, niyetlerin ve toplumsal etkilerin yansımasıdır. İşte bu yazıda, Türk Ceza Kanunu’nun 35/1. maddesini hem erkeklerin analitik ve veri odaklı yaklaşımıyla hem de kadınların duygusal ve toplumsal odaklı bakış açısıyla ele alacağız. Çünkü gerçek adalet, ancak farklı gözlerin baktığı yerleri bir araya getirdiğimizde ortaya çıkar. TCK 35/1…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Güzergâh Hangi Dilde? Kültürlerin İzinde Antropolojik Bir Yolculuk Bir antropolog olarak her zaman şunu merak etmişimdir: İnsanlar yolları nasıl anlar, nasıl anlatır? “Güzergâh” kelimesi yalnızca bir yön belirtmez; aynı zamanda bir kültürün dünyayı algılama biçimini, zamanı ve mekânı anlamlandırma tarzını da taşır. Bugün “Güzergâh hangi dilde?” sorusunu, dilin ötesine geçen bir antropolojik mercekten inceleyeceğiz — çünkü her yol, aslında bir kültürün hikâyesidir. Kelimelerin Yolculuğu: Güzergâhın Kökeni “Güzergâh” kelimesi, köken olarak Farsça kökenli bir sözcüktür. “Güzar” (geçiş) ve “gâh” (yer) kelimelerinin birleşimiyle oluşur. Yani anlamı, “geçilen yer” veya “geçit yolu”dur. Bu bileşim, sadece coğrafi değil, kültürel bir anlam taşır: yolun kendisi…
Yorum BırakGüvendirmek Ne Demek? Siyaset Biliminin Derinliklerinden Bir Analiz Güvendirmek… İlk bakışta basit bir fiil gibi görünür; ancak siyaset biliminin karmaşık dünyasında, bu kelimenin ardında iktidar ilişkilerinin, ideolojik mekanizmaların ve vatandaşlık bilincinin derin yankıları vardır. Bir siyaset bilimci için “güvendirmek”, yalnızca bireyler arasında değil, devletle toplum arasında da kurulan meşruiyet köprüsünün adıdır. Peki, kime, neden ve nasıl güven duyulur? Daha önemlisi, kim kimi güvendirir? İktidarın Görünmez Yüzü: Güvendirmenin Stratejisi İktidar, sadece yönetme sanatı değildir; aynı zamanda inandırma ve güvendirme sanatıdır. Devletin vatandaş üzerindeki otoritesi, silah gücüyle değil, güven duygusunun üretimiyle kalıcı hale gelir. Max Weber’in meşruiyet tanımında vurguladığı gibi, her iktidar…
Yorum BırakGüneşin Doğuş Anına Ne Denir? Işığın Yeniden Yazıldığı Edebî Bir Uyanış Bir edebiyatçının kaleminde güneşin doğuşu, yalnızca doğanın bir olayı değil; kelimenin yeniden doğuşudur. Her sabah, dilin içinde yeni bir sayfa açılır; cümleler, karanlığın ardından gelen ışıkla yeniden anlam kazanır. Çünkü edebiyatın özü, tıpkı güneş gibi her gün yeniden doğabilmektir. “Güneşin doğuş anına ne denir?” diye sorulduğunda, bilimsel cevap basittir: tan, şafak, fecir… Ama edebiyat için cevap daha derindir. Edebiyatta o ana “uyanış” denir; insanın kendine, söze, dünyaya yeniden gözlerini açtığı o sessiz mucizeye. Kelimelerin Şafağı: Tan Zamanının Dili Şafak, yalnızca gökyüzünün kızıllığı değildir; insanın içindeki karanlığın çözülmeye başlamasıdır. Antik…
8 YorumGümrüklü Gönderi Nedir? Temel Kavramlar ve Günümüz Tartışmaları Gümrüklü Gönderi: Tanımı ve İşlevi Gümrüklü gönderi, uluslararası ticaretin ve posta hizmetlerinin bir parçası olarak, ülkeye gelen ya da bir ülkeden giden gönderilerin gümrük işlemlerine tabi tutulduğu gönderi türüdür. Temelde, bu tür gönderiler, ilgili ülkenin gümrük mevzuatına göre denetlenir, vergilendirilir ve bazen özel izinlere tabi tutulur. Gümrüklü gönderilerin en temel özelliği, uluslararası sınırları geçerken, bu gönderilerin genellikle ithalat veya ihracat olarak değerlendirilmeleridir. Gümrüklü gönderiler, çoğunlukla ticari malların yanında, kişisel eşyalar, hediyeler ve hatta numune ürünleri de içerebilir. Bu tür gönderiler, çoğu zaman gümrük kontrolünden geçtikten sonra alıcıya teslim edilir. Gümrük, bu süreçte…
8 YorumDünyanın En Pahalı Taşı Kaç TL? Toplumsal Değerlerin, Cinsiyet Rollerinin ve Statü Arayışının Simgesi Bir sosyolog olarak sahada geçirdiğim yıllar boyunca, insanların değer kavramını nasıl inşa ettiklerini gözlemleme fırsatım oldu. “Dünyanın en pahalı taşı kaç TL?” sorusu, ilk bakışta sadece ekonomik bir merak gibi görünür. Ancak bu soru, toplumsal yapıların derinlerine indiğimizde; güç, statü, cinsiyet rolleri ve kültürel sermaye gibi kavramlarla iç içe geçmiş bir anlam evrenini açığa çıkarır. Bir taşın fiyatı, aslında bir toplumun değer verdiği sembollerin maddi karşılığıdır. Değerin Paraya Dönüştüğü Nokta: Pahalı Taşların Sosyolojisi Bugün piyasada dünyanın en pahalı taşı olarak anılan taş genellikle mavi elmastır. Örneğin…
Yorum BırakKarl Kani Sahibi Kim? Moda Dünyasında Bir İkonun Ardındaki Hikaye Karl Kani, adını duyduğumuzda, aklımıza yalnızca popüler bir giyim markası değil, aynı zamanda gençler arasında stilin ve özgürlüğün simgesi haline gelmiş bir marka da gelir. Peki, bu marka kim tarafından kuruldu? Markanın sahibinin geçmişi, kimliği ve onun bu alanda nasıl bu kadar etkili bir figür haline geldiğini hiç merak ettiniz mi? Gelin, Karl Kani’nin arkasındaki ismi daha yakından inceleyelim. Karl Kani’nin Kuruluşu ve Sahibi Kimdir? Karl Kani, 1989 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde, özellikle hip-hop kültürünün yükseldiği bir dönemde, Karl Kani adlı bir girişimci tarafından kuruldu. Karl Kani, 1960’ların sonlarına doğru…
Yorum BırakBir Hentbol Maçı Kaç Dakika Sürer? Felsefi Bir Perspektiften Bakış Giriş: Zamanın Ölçülmesi ve Felsefi Bir Bakış Zaman, insanlık tarihi boyunca filozofların en çok üzerinde durduğu kavramlardan biridir. Zamanın ne olduğu, nasıl ölçüleceği ve insan deneyimi ile ilişkisi üzerine yapılan tartışmalar, hem metafiziksel hem de pratik anlamlar taşır. Hentbol maçının süresi, bu anlamda basit bir sorudan daha fazlasıdır; zamanın anlamını, onu nasıl algıladığımızı ve bu algının yaşamımıza nasıl etki ettiğini sorgulayan bir penceredir. Bir hentbol maçı 60 dakika sürer. Ancak bu süre, yalnızca fiziksel bir zaman dilimi değil, aynı zamanda insan deneyiminin ve toplumsal bir organizasyonun ürünü olarak anlam kazanan…
Yorum BırakKanarya Otu Poleni Ne Zaman Olur? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Adalet Perspektifinden Bir Bakış Doğanın döngüsünü anlamak, sadece mevsimlerin değişimini değil; aynı zamanda toplumların nasıl düşündüğünü, hissettiğini ve davrandığını da anlamakla ilgilidir. Kanarya otu poleninin zamanı gibi basit görünen bir konu bile, aslında çeşitlilikten cinsiyet rollerine kadar pek çok sosyal boyutu içinde barındırır. Bu yazıda, doğanın biyolojik ritmini toplumsal bir mercekten geçirerek hem doğayla hem de birbirimizle kurduğumuz ilişkiyi sorgulayacağız. Kanarya Otu ve Polen Dönemi: Doğanın Zaman Çizelgesi Kanarya otu (Senecio spp.), özellikle ilkbahar sonu ile yaz ortası arasında çiçek açan ve polenlerini rüzgârla yayarak çoğalan bir bitkidir. Genellikle Mayıs…
4 YorumTemizlik Görgü Kuralları ve Siyaset: Gücün, Düzenin ve Vatandaşlığın Görünmeyen Yüzü Bir siyaset bilimci olarak, çoğu zaman “temizlik” kavramını yalnızca hijyen bağlamında değil, iktidar ilişkilerinin sembolik düzeni olarak düşünürüm. Çünkü temizlik, yalnızca bir bezin, suyun ya da deterjanın meselesi değildir; aynı zamanda güç, düzen ve kontrolün toplumsal tezahürüdür. Devletin düzen anlayışı, kurumların işleyişi ve vatandaşın sorumluluk bilinci, aslında bir tür politik temizlik pratiğidir. Toplumsal yaşamda “temiz” olan, çoğu zaman “doğru” olandır. Bu yüzden temizlik görgü kuralları, sadece bireysel hijyenle değil, politik bir düzen arayışıyla da ilgilidir. Peki, bu görünmez siyaset biçiminin kuralları nelerdir? 1. Kamusal Alanın Temizliği: Güç ve Denetim…
4 Yorum