Değerli ziyaretçiler, Bismilotoekspertiz ekibi bu yazısında “İç girişimci risk alır mı” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor.
İç Girişimci Risk Alır Mı?
Hayatımda, bir şeyi tam anlamıyla yapmaya karar verdiğim anlar çok nadir oldu. O anlardan biri, kaybolmaya başlamış bir umut parçasını yeniden bulduğum bir gündü. Kayseri’de, evin biraz uzağındaki küçük bir kafenin köşesinde otururken, kafamı toparlamaya çalışıyordum. Evet, her şey biraz karışıktı, hem de biraz fazla. Ama o an bir şey fark ettim: İç girişimci risk alır mı? Bu soruya verdiğim cevabı değiştirmeliydim. O an, hem umutsuz, hem de inanılmaz derecede heyecanlıydım.
O An: Kafedeki Düşünceler
Kafede otururken, önümdeki kahve bir yudum alıp almadığımı bile hatırlamıyordum. Sadece bilgisayarımın ekranına bakıyordum, belki de gözlerim o kadar boştu ki, ekranda ne yazıldığını bile göremedim. Kayseri’de yaşayan bir genç olarak, herkesin bana bir yerlerde nasıl “girişimci” olmam gerektiğini söylediği bir dönemdeydim. Ama ne kadar cesur olabileceğimi, ne kadar risk alabileceğimi, bilmiyordum. Çünkü bir şeyin farkındaydım: Hayal kırıklığı… Sürekli hayal kırıklığı yaşamaktan korkuyordum.
“Bu işler hep böyle, değil mi?” diye düşündüm. Hani bir şeyler kurmaya kalkıyorsun ama sonunda ya başaramıyorsun ya da bir şeyler ters gidiyor. “İç girişimci risk alır mı?” sorusu kafamı kurcalamaya devam etti. Evet, girişimci olmak kolay değildi, ama belki de risk almak tam olarak bu işin bir parçasıydı. O an, bunu içimde hissettim. Hem korkuyordum, hem de bir adım atmak için hazırım diye düşünüyordum. Geriye bakıp, “Yine mi düşeceğim?” diye düşündüm, ama bir an sonra kalbim biraz daha hızlı atmaya başladı.
Ailemin Sözleri
Günler geçtikçe, içimdekilerle yüzleşmeye başladım. Aileme, kendimi bir girişimci olarak görmek istediğimi söylediğimde, aldığım cevaplar genellikle benzerdi: “Bu işler çok riskli, oğlum.” Annem daha temkinliydi: “Bunu iyi düşün, her şeyin bir zamanı var.” Babam ise daha doğrudan: “Yavaş ol, acele etme.” Onlar her zaman güvenliği, sabrı savunuyordu. Ama ben içimdeki o şeyi, o heyecanı bastıramıyordum. Yine de, her birinin endişelerini anlamaya çalışıyordum. Ailemin sözleri, bana korkuyu hatırlatıyordu. Ama aynı zamanda, risk almanın ne kadar önemli olduğunu da. Belki de başarısızlık korkusuyla yüzleşmek gerekiyordu.
“İç girişimci risk alır mı?” sorusunun cevabı kafamda gidip gelirken, aklıma şu geldi: Bunu aileme anlatmak, onların güvenini kazanmak bir yana, ilk adımı kendim atmalıyım. Herhangi birinin kararları değil, kendi kararlarım, kendi risklerim olmalıydı. İç girişimci olmaya karar vermek, önce bu korkuyu yenmeyi gerektiriyordu. “Ya başaramazsam?” sorusu hep vardı, ama bu da başarmanın bir parçasıydı.
O Gün, O An
Bir sabah, o kafede tekrar oturduğumda, bir şeyin farkına vardım. Evet, hala çok fazla endişem vardı, hala kafamda milyonlarca soru vardı, ama bir şey eksikti: Cesaret. O an kendime bir söz verdim: “Risk alacağım.” Eğer bir girişimci olmak istiyorsam, o zaman risk almalıydım, başarı kadar başarısızlık da hayatın bir parçasıydı. “İç girişimci risk alır mı?” sorusuna kendi cevabımı verdim: Alır.
Evet, hâlâ en büyük korkum, başarısızlıkla yüzleşmekti. Ama başka bir hayat, başka bir yol görmüyordum. O an, hayatımı farklı bir yere taşımak için bir şansım olduğunu hissettim. “Kalk, harekete geç!” dedim içimden.
Yavaşça, ellerimle bilgisayarımı açtım ve işimi kurmaya karar verdim. Küçük bir adım attım, ama attım işte. Hem heyecanlıydım, hem de korkuyordum. Girişimci olmak, o küçük adımlarla başlıyordu. Kafede geçen dakikalar bir şeyin farkına varmamı sağladı: Risk almayı göze almak, korkunun ötesine geçebilmekti. Her şeyin tam ve mükemmel olacağı günü beklemek, aslında zaman kaybıydı. Bunu kabul ettim.
Sonuç: Riskin Gücü
Şimdi, o sabahın üzerinden çok zaman geçti ve işler yolunda gitmeye başladı. Zorluklar hala var, hatta bazen küçük hayal kırıklıkları yaşasam da, bildiğim bir şey var: İç girişimci olmak, her zaman risk almayı gerektiriyor. Bu sadece bir yolculuk değil, aynı zamanda bir cesaret gösterisiydi. “İç girişimci risk alır mı?” sorusunun cevabını aslında hepimiz kendi içimizde buluyoruz. Bazen başarmak, bazen başarısız olmak, ama her zaman bir şeyler öğrenmek gerekiyor.
Evet, bazen zor oluyor, bazen hayal kırıklığına uğruyorum, ama her geçen gün biraz daha güçleniyorum. Sonuçta, en büyük risk hiç risk almamak değil mi?
Umarız “İç girişimci risk alır mı” ile ilgili aklınızdaki sorulara yanıt bulabildik. Bismilotoekspertiz ekibinden sevgilerle!
Bunu da Okuyun: İç Anadolu'da hangi iller var ?